Kitap ÖnerileriKitap İncelemeleriuncategorizedYayınlanmış Kitap İncelemelerim

Gabriele Clima “Unutkan Mumi”: Unutmanın Gücü

“Önemli değil, unuttum bile.”

Bir çocuğun hafızası kadar taze ve affedici olabilir miyiz yeniden?

Unutmak, en basit ve yalın haliyle şöyle tanımlanabilir: “Bilginin, deneyimin ya da bir duygunun zihinden silinmesi ya da hatırlanamaması durumudur.”

Yani kısaca; daha önce bildiğimiz bir şeyi artık hatırlayamama hâlidir. Bu tanım hem istem dışı (kendiliğinden) unutmaları hem de bilinçli olarak unutmayı (örneğin bastırma ya da görmezden gelme) kapsar.

Unutmak biyolojik bir süreç olduğu kadar duygusal ve toplumsal yönleri olan bir kavramdır. Yani sadece “hafıza kaybı” değildir; bazen bir savunma mekanizması, bazen bir iyileşme yolu, bazen de bir kaçış olabilir. Unutmanın felsefi, bilimsel bu çok katmanlı yapısı onu kurgu ya da kurgu dışı eserlerde işlemeye  elverişli hale getiriyor.

 “Unutkan Mumi” kitabı üzerinde düşünmeden geçtiğimiz kavramlara dair sorular sorduruyor okurlarına. Öyle ki kitabı okumaya devam ettikçe bir yetişkin olarak durup düşünüyor, bazen işin içinden çıkamıyor, cevap vermekte zorlanıyorum. Çocuklarsa zorlanmıyor kitapta geçen bu kavramları cevaplarken. Belki de unutmanın o karmaşık çarkları henüz onları etkilemiyordur.

İlk sayfada çizgili pantolonu ve kareli kazağıyla Mumi’yle tanışıyoruz. Ayağına bağladığı kırmızı bir yün yumağı, elinde yumağın bir parçası, diğer ucuysa kim bilir nerede? Yumağın diğer ucunun nerede olduğunu Mumi’ye sormak isterdim ama inanın o da bilmiyor. Çünkü Mumi her şeyi ama her şeyi unutuyor.

Adını hiç bilmediği küçük bir kasabada yaşardı.

-Nerede yaşıyorsun Mumi? diye sorup dalga geçerlerdi.

-Ah, hatırlayamıyorum ki, derdi o da. Ama önemli değil, hatırlasam da hemen unutuyorum!

Mumi, nerede yaşadığını, kaç yaşında olduğunu, ne zaman doğduğunu, hatta evinin yerini bile unuturdu. Ayağına bağladığı yün yumağını takip ederek bulurdu eve dönüş yolunu.

Kasabanın gençleri onunla alay eder, büyüklerse dalga geçerdi.

Herkes onun deli olduğunu düşünür; onun eşyalarını, hatta uyurken ayağındaki ayakkabıyı bile çalardı. Peki, Mumi ne yapardı? En iyi yaptığı şeyi, belki de zaman zaman hepimizin yapması gerekeni yapardı: Unuturdu!

Günlerden bir gün kasabaya zenginliğiyle göze çarpan bir adam taşındı. Adamın zenginliği kasaba halkında önce hayranlığa sonra da kıskançlığa dönüştü.

“Kıskançlık yabani bir ot gibiydi, gizli gizli ve çabucak büyürdü. Böylece kasabadaki herkes birbirini kıskanmaya başladı.”

Herkes bir anda başkasında olan, kendinde olmayan ne varsa ihtiyacı olup olmadığını düşünmeden satın almaya başladı. “Satın aldılar, aldılar, aldılar, ta ki satın alacak şeyler bitene kadar.”

Satın alacak bir şey kalmayınca ne yaptılar dersiniz? Hırsızlık! Evet, birbirlerinden çalmaya başladılar. Sonunda, herkes hırsız girer korkusuyla kendini evine kapattı. Sokaklar hızla ıssızlaştı. Sadece Mumi tek başına gezdi bomboş sokaklarda. Ayak bileğinde yün ipliği ile her zamanki gibi sakin ve mutluydu.

Zengin adam da baktı ki ortalıkta zenginliğini gösterecek kimse yok, geldiği yere geri döndü.

Burada aklımıza: Zenginlik nedir? Kimse zengin olduğumuzu bilmiyorsa zengin sayılmaz mıyız? Gösteriş yapmak zenginlik için gerekli midir? gibi sorular takılıyor.

Zengin adam gidedursun, kasaba halkı kapıları pencereleri kapalı gün geçtikçe yalnızlaşıp mutsuzlaştı. Çok zaman sonra yavaş yavaş evlerinden çıkmaya cesaret edebildiler. Evlerine kapandıkları, yalnız geçirdikleri onca güne rağmen herkes birbirlerine karşı hala öfkeliydi.

“Sen benim çizgili pijamamı çaldın!”

“Sen benim bostanımdaki patatesleri yedin!”

Kasaba halkı sadece her zaman sakin olan Mumi’ye selam verdi. Mumi’le alay edip dalga geçtiklerini unuttular. Kasabada gülümseyen bir tek o kaldığı için artık onunla alay etmiyorlardı. Mumi’den özür diliyorlardı. Mumi ise hep aynı şeyi söylüyordu: “Önemli değil, unuttum bile.”

Mumi her şeyi unutuyordu ve bu durumun farkındaydı, peki ya diğerleri? Onlar da unutmamışlar mıydı? Mumi’nin bir insan olduğunu unutup onunla alay etmişlerdi, birbirlerine duydukları sevgiyi unutup birbirlerini kıskanmaya, birbirlerinden çalmaya başlamışlardı, birlikte yaşamayı unutup evlerine kapanmışlardı, mutlu günleri unutup mutsuz olmuşlardı. “Unutkanlık” herkesin hayatındaydı. Neyi unutmak, neyi hatırlamak gerekiyordu? Kitabın belki de en büyük sorusu buydu. Üst metinde sadece Mumi’nin unuttuğunu veren kurgunun alt metninde diğer karakterlerin de hayatlarında unuttuğu değerleri derinden hissediyoruz.

Kitabın arka kapağındaki yaş cetvelinde 5,6,7 yaş yazıyor; ama bence içeriği, dil ve anlatımı bu kadar güçlü olan kitapların yaşı olmamalı.

4 yaşındaki kızıma okuduğum günden beri onun dilinden düşmüyor Unutkan Mumi. Çizimlerin sadeliği, içeriğin gücüne güç katıyor. Karakalemle çizilmiş resimlerin bazılarının kitabın sayfalarına kolaj çalışmasıyla konumlanması oldukça dikkat çekici bir özellik taşıyor. Çocuklar için yazılmış bu çarpıcı kitap aynı zamanda tüm yetişkinlere de hatırlatmalarda bulunuyor.

Bazı kitaplar beni kendi girdabında kafamdaki sorularla döndürüp duruyor. Her savruluşta bir soru işaretine tosluyorum. Kitabın bana sordurttuğu sorulardan bir kaçını sizlerle paylaşayım. Vaktini olursa ve cevaplarsanız çok mutlu olurum.

Unutmak iyi bir şey midir?

Bir sorunu sadece unutarak çözebilir miyiz?

Unuttuğumuz şeyleri farkında olmadan mı unuturuz yoksa biz istediğimiz için mi?

Neleri unutmamız gerektiğini kim belirler? Biz mi, zaman mı, toplum mu?

Belleğimizden silinmiş gibi görünen şeyler, davranışlarımıza ve ilişkilerimize nasıl yön verir farkında olmadan?

Kalbimizi kıran birini unutmak mı daha iyidir, yoksa affetmeden önce hatırlamak mı?

Hatırlamak sorumluluk mu yükler bize? Eğer öyleyse, unutmak bir kaçış olabilir mi?

Bir toplum, ortak hatıralarını unuttuğunda neyi kaybeder?

Çocukken çok değer verdiğimiz ama büyüyünce unuttuğumuz şeyleri hatırlamak mümkün mü?

Peki siz… en son neyi unuttunuz ve neden?

Kitabın Adı: Unutkan Mumi

Yazar: Gabriele Clima

Resimleyen: Chiara Carrer

Çevirmen: Ceylan Özçapkın

Yayınevi: Nesin Yayınevi

Sayfa Sayısı: 30

Bir Cevap Yazın

Meryem Ermeydan sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin